Dahili işlem belgesi

Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB), ihracatçıların üreterek ihraç edecekleri ürünlerde kullanmak üzere ithal ettikleri hammadde, yardımcı madde ve ambalaj malzemelerini gümrük vergisi, KDV ve diğer vergilerden muaf olarak temin etmelerini sağlayan, Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen resmi bir belgedir. Bu minvalde herhangi bir şirketin kendi belgesini kullandırarak farklı firmalara yurt dışından malzeme çekimi yapması ve bu çektiği hammadde miktarı karşılığında bir ücret talep edip alması caiz midir? 

Dipnot: Bu işlem yapıldığı takdirde hammadde kendi deposuna gelmediği için kendi kullanmadığı için ihracat aşamasında belgede farklı beyan ile bu hammadeyi çıkış yapmış olacak.

İslam hukukunda devletin (ulü'l-emr), kamu yararını gözeterek koyduğu ekonomik düzenlemelere uymak dini bir vecibe olarak kabul edilir. Dahilde İşleme İzin Belgesi (DİİB), devletin ihracatı teşvik etmek amacıyla sağladığı özel bir muafiyettir ve bu muafiyet belirli şartlara bağlanmıştır. Müslümanlar kendi aralarında veya devletle yaptıkları sözleşmelerdeki şartlara uymakla mükelleftirler. Devlet bu belgeyi "sen üret ve sen ihraç et" şartıyla vermektedir. Bu şartın dışına çıkmak, akde ve verilen söze aykırılık teşkil eder.

Sizin de belirttiğiniz üzere, bu işlemde hammadde gerçekte belge sahibi tarafından kullanılmamakta, ancak evrak üzerinde kullanılmış gibi gösterilmektedir. İhracat aşamasında "farklı beyan" ile çıkış yapmak, İslam hukukunda gış (aldatma) kapsamında değerlendirilir. Hz. Peygamber (sav), "Bizi aldatan bizden değildir" buyurmuştur. Kamu kurumuna karşı yapılan yanıltıcı beyan, kul hakkı ve kamu hakkı ihlalidir.

Belge sahibi firmanın, kendi kullanmadığı bir muafiyeti "kullandırarak" ücret alması, devletin sağladığı bir hakkın (muafiyetin) hukuka aykırı olarak kullandırılmasıdır. Alınan ücret de yapılan bu usulsüzlüğe aracılık etme bedelidir.

Sonuç olarak, bir şirketin DİİB belgesini, şartlarına uymayan başka firmalara "ücret karşılığı" kullandırması ve gümrük rejimini yanıltıcı beyanlarda bulunması kanaatimizce doğru değildir. 

16.05.2026
Doç. Dr. Salih ÜLEV
Kaynak:
Doç. Dr. Salih ÜLEV