Selamünaleyküm. Yanımızda çalışan elemanımız kendi isteğiyle işten ayrılmaya karar verdi. Ancak işsizlik maaşı alabilmesi için bizim işten çıkarmamız ya da kendisinin haklı sebeplerle istifa etmesi gerekiyor (ki bu şartların hiçbiri bizde mevcut değil). Bu durumda, onu biz çıkarmışız gibi göstermemiz; devletin vergileri kullanıldığı için millete karşı kul hakkına girmemize neden olur mu? Evlilik sebebiyle ayrıldığı için zaten evlilik tazminatını ödeyeceğiz; kendisi her iki ödemeyi de almak istiyor.
İşçinin kendi isteğiyle ayrılmasına rağmen, işveren tarafından çıkartılmış gibi gösterilmesi resmî evrakta "yalan beyan"dır. İslam, her ne sebeple olursa olsun yalanı ve yanıltıcı beyanı yasaklamıştır.
Olmamış bir durumu olmuş gibi göstermek şer’an caiz değildir. "Bizi aldatan bizden değildir." (Müslim, İman, 164) -
İşsizlik maaşı, devletin (kamunun) işten haksız yere çıkarılan veya mağdur olan kişiler için oluşturduğu bir fondur. Şartları taşımayan birinin bu fondan para alması, o fonda hakkı olan milyonlarca vatandaşın hakkına girmek demektir.
Hak edilmeyen bir sosyal yardımı, hileli yollarla almak "kamu hakkı" ihlalidir.
İşveren olarak siz, devlete karşı işçi giriş-çıkış bildirimlerini doğru yapacağınıza dair hukuki bir taahhüt altındasınız.
İşçinizin evlilik nedeniyle ayrılması, ona yasal olarak kıdem tazminatı hakkı verir. Bu tazminatı ödemeniz onun helal hakkıdır. Ancak "evlilik nedeniyle istifa", işsizlik maaşı almak için yeterli bir sebep değildir.
İşçinin hem tazminat alıp hem de yalan beyanla işsizlik maaşına yönlendirilmesi, helal olan hakkına (tazminata) haram (işsizlik maaşı) karıştırmak olur.
16.05.2026